HATIRALARLABEN




Ve kum saati hızla boşalmakta... Milyarlarca kum taneleri dökülüyor yeryüzüne... Koşturuyoruz ve yitip giden zamanla dökülüyoruz her bir yere... Küllerimiz savruluyor dört bir yana rüzgarlarla; yitip gidiyor zaman avuçlarımızın arasında... Oysa, almak istiyorum zamanı avuçlarımın arasına...

<

ISTANBULLLLL.....

31/10/2009 · Kategori: sevgi damlalari




Adina ne siirler ne türküler ne destanlar yazilmis ISTANBUL.......
 Görkemiyle, essizligiyle, buram buram tarih kokan ISTANBUL......
Dünyanin sayili sehirler arasindaki olan ISTANBUL.....

Yorgun düsen ruhuma ilac gibi bir gezi oldu benim icin Istanbul. Cok uzun zamandir gitmeyi istedigim, tüm güzelliklerini doya doya yasamak istedigim rüya kentti benim icin.( Gerci ruhumu dinlendirmek isterken, bedenim cok yordu bu sehir. Tek sevmedigim kalabaligiydi. Caddelerin, toplu tasima araclarin, parklarin hinca hic kalabaligi rahatsiz etmedi degil beni,  gerci  Mega bir kenttede, böyle bir kalabalik yakisir.)


Tabiki bu güzel kenti gezmeninde bir güzellikleri vardi. Emin önünde, muhtesem bir manzarayala balik ekmek yemek, vapurla üsküdara,    martilarin esliginde gecerken, icilen sicacik  cay...... Yillar boyunca okudugumuz dergilerde, izledigimiz belgesellerde, böyle tanimistik Istanbul u..... Ve simdi   bu güzellikleri   yasama zamaniydi....

Bogazin muhtesem görüntüsü, bize göz kirparken,
hangi güzelligi seytedecegimizi sasirmistik....

Iste tanidik bir yer daha, burayi okadar iyi taniyorumki;  Türk flmlerindeki meshur, Haydar pasa limani

Yahya Kemal Beyatlı şöyle diyor; “Üsküdar bir ulu rüyayı görenlerin şehridir”

Kız Kulesi; yalnızlığın, aşkın ve ulaşılmazlığın da sembolü ......

 Muhtesem bir tarihi eser daha; Istanbulu Istanbul yapan Sultan Ahmet Cami.....

TEK KELIME ILE BÜYÜLENDIM.......

Asirlar boyu, bir cok kültürü ve dini bir arada yasatan Istanbul,  Ayasofya....



Okadar cok tarihi zenginliklerimiz varki; Bunlarin degerlerini bilmek korumak ve yasatmak....

 Dünyanin en büyük alisveris merkezlerinden biri olan Kapalicarsi  bir labirenti andiriyor. Kapalicarsinin büyüsüne kapilip kaybolmamak mümkün degil.Etrafimda hangi kareyi cekeceklerini sasiran,  bu görselligin etkisinde kaybolmus turisleri gördüm...






Bir cok eylemlere kutlamalara sahitlik etmis, Meshur taksim meydani:)))))

Gerçekten de  bir başka İstiklal Caddesi, kimsenin ne giyindiğiniz konusunda takılmadığı, kulaklığınızdan çalan bir müzik eşliğinde kalabalık arasında kaybolabileceğiniz bir mekan…
Bu caddede ilerlerken dini, dili, rengi ve tarzı birbirinden farklı onlarca insan görebilirsiniz.

Ya uzun bir aksamin ilk yudumlari ya da eve gitmeden bir iki kadehle stresin atildigi bir mekan.

Vapur yolculugumuz boyunca martilar yol gösterdi bize.  Attigimiz, simitlerdi onlari  sahlandiran......

KORKULAR:::..

16/10/2009 · Kategori: sacmalarim

Hayatta en cok neyden korkarsiniz?
 Yilandanmi? Köpektenmi?  Yoksa yalnizliktanmi?
Hayatta hepimizin mutlaka korkulari vardir. Kimi sevmekten korkar!
 Kimi sevdiklerini kaybetmekten.  Kimi iftiraya ugramaktan vs....
 Korkusuz insan yoktur yani. Yasadigimiz sürecede,
 endiselerimiz ve korkularimizda olacaktir.

Sabah saatin 6_30  göstermesiyle, yari uykulu  birazda zoraki kalkiyorum.
Kalkiyorum kalkmasinada, gözüm yine yatakta kaliyor. Tekrar uyumak niyetim.
 Kahvalti fasli, cocuklarin hazirlanmasi derken,  saat 8- 30 da tekrar yalniz kaliyorum.  Gözüm hala yatakta, yatsammi? kalksami?  diye kendi kendime didisirken,  kapali havaninda verdigi, kasvetle bari biraz uzanip koltuga tv seyredeyim diyorum. Yok olmuyor tv de seyretsem, kitapta okusam gözlerim yorgun. Uykuya direniyim diyorum, olmuyor.  Sanki tonlarca agirlik biniyor üstüme  birden, halsizlik, kalkmayi birakin, kilimi bile kipirdadacak halim yok. Adeta yigili kaliyorum koltuga.
 Uyumamaliyim!!!!     Uyumamaliyim!!!!
Uyursam: biliyorumki, yine o kabuslari görecegim......
Malesef yenik düsüyorum uykuya. Aslinda yari uykulu yari uyanik vaziyetteyim.
Simdi korkularinla yüzlesme zamani, der gibi bir gölge bas ucumda.....
Kalkmaya calisiyorum. Ama nafile, gözümün teki zoraki acmaya calisiyorum, sadece göz ucuyla, bulundugum odanin perdesini görüyorum. Kalkamiyorum!!!!
 Ama niyetliyim, bu sefer bu gölgeyi yakalamak niyetim. Bir kac hamleden sonra, bogazina sariliyorum. Daha dogrusu  bogazina sarildigim seyi göremiyorum bile, tek istedigim onu yok etmek ve bu kabustan kurtulmak. Tutugum bogazindan, kafasini duvara vurmak tek niyetim. Korkmuyorum senden korkmuyorum!!!!!  diye bagirarak duvra vurmaya calisiyorum. Ama cok güclü bir sey bu zorlaniyorum.

Uykumdan bir türlü ne uyanabiliyorum nede yattigim yerden kalkabiliyorum.  Bagirmaya calisiyorum!!! sesim cikmiyor. Allahim nasil bir korku bu????
  Saat öglen 11 gösteriyor.  Zoraki kalkiyorum. 
Üzerimden tonlarca  bir agirlik gecmis gibi.......

Öylesine

9/10/2009 · Kategori: sacmalarim


Bir cadi kazani kayniyor ruhumda!!!!
 binmisim süpürgeme, geziniyorum göklerde.
 Özgür ruhlar ariyorum, cilginca sacmalar icin.
Yok artik icimde korku, yok artik etrafimda ucan kelebekler!!
 Önce süzülmeliyim sesizce, tadina varmali özgür ruhun,
 doya doya seyir etmeliyim süpürgemle. 
Sonra icimden  gecen tüm duygulari disa vurmaliyim.
 Aldiris etmeden bakan gözlere.
Dedim ya kayniyor ruhum fikir fikir, cigliklar atmaliyim!!!
 Gezinirken göklerde, toz bulutlarin arasinda,
kaybolan sehrin görüntüsüne bakmaliyim.
   Sehir kayboldikca bulutlar arasinda bende kaybolmaliyim.
  Hic bir seyi   hic bir ani hatirlamamak üzere kaybolmaliyim.
    Derinlerde, daha daha derinlerde seyir etmeliyim.  
   Yildizlara ulastigimda, bende bir isik haline dönmeliyim.
   kimse tanimamali beni.  Tek basina isik sacan yildiz olmaliyim.
 Baska, baska  cadi kazanlarini seyretmeliyim.

Alayci gözlere,  sen kahkalara baktikca 
  Sessiz bir gülümseme dudaklarimda
 cadi kazanimin icine   bir bir atmaliyim:))))
 

KAYSERI

7/10/2009 ·




Kayseri, meydani







 

ILBEYLI SENLIKLERI.....

26/9/2009 · Kategori: sevgi damlalari

İlbeyli Geliştirme ve Yardımlaşma Derneği tarafından 7.si düzenlenen  Geleneksel  İlbeyli Türkmen Festivali 16 Ağustosda Pazar günü  Kayseri yolu üzerindeki,Sivasin  Koyuncu Köyü'nde yapıldi.






  Ilk kez katildigim bu senlikte, yörüklerin, kendi kültürlerini yasatma cabalarinda oldugu, insanlarin birlik beraberlik icinde, eglendiklerini ve asirlar boyu, nerden geldiklerini, kim olduklarini unutmayacaklarina saitlik etim.
  Cevre illerden gelen,  Antepli, Urfali, Suriye li ilbeylilerin katilimiyla, dahada coskulu bir senlik yapildi. Neler yoktuki senlikte;   halk sanatcilari, folklor ekipleri, Ata sporumuz güres ve tabiki cirit.





 Börekler yapildi, cadirdan cadira gezilen tüm misafirler  büyük bir özenle agirlandi.
Kardeslik vardi, paylasma vardi, sevgi vardi......

Hanimlar tüm marifetlerini gösterdiler.  Bizede börekleri büyük bir keyifle yemek düstü:)))
 Ayransiz olurmuydu börekler?   bahraclarla gelen taze köy yogurduydu  böreklere eslik eden.
 O kadar dogaldiki insanlar, iste anadoluda en cokta, bu dogalligi seviyorum. Insanlar olduklari gibi.....




Halaylar cekildi, Türkilere eslik edildi.Coskuluydu  insanlar, bir araya gelmenin mutlulugu ve      beraberligin  gücüydü bu sevgi seli....


Iste özledigim bir ses; Davul ve zurna sesine dayanamam.   

Şu gurbetin beğenmedim huyunu
Özledım karların soğuk suyunu
Harmanda yapılan düğün toyunu
Bir davul bir zurna çal benim için
diyordu sair...


Seyyar saticilar; yani cerciciler,
  Cocuklugumdaki, izleri hatirlattilar.  Köye her geldiklerinde, genc kizlarin ilgi merakla begendikleri , cincik boncuklari özenle alip taktiklarini animsamistim.


Resimlerdi hatiralari yasatan. 
 Gizlice calivermistim verdikleri kareyi, fark etmediler bile beni:)))


Iste ihtiyar bir deli kanli;
 Belliki, sehirdeki beton yiginlarinin arasinda, eksoz kokularindan bikmis, tozlu toprakli, harmanlarda atini dört nala kosturmayi özlemisti. yaptigi bir hamleyle ustalikla  binmisti ata,
Iste ben köy cocugum demisti.

 Cay olmazsa olmazlardan degilmidir?  Her yerde, büyük bir keyifle icilir.
  Mutfaktaki  milangazlarina kadar getirilmistii, keyifli sohbetler esliginde icilmek icin caylar.



Ve cocuklar;
  Masum ve sevimli,  birazda utangac bakan iki cift göz, yöresel kiyafetleri sergilediler.
 Tüm objektiflere, tatli bir gülümseme verdiler.....



Belkide onlar gelecegin, ata sporumuz olan ciritin yeni temsilcileri olacaklar.

Yagaz delikanlilarin ustalikla devam etirdikleri, ata sporumuz ciriti izlemek büyük bir keyif verici. Nesilden nesile tasinan  bu ata sporu, büyük bir ustalikla sergilendi.


 

ORDA BIR KÖY VAR UZAKTAAA:::

22/9/2009 · Kategori: hüzünler







Cok uzun yillar sonra, ilk gidisimdi köye.En son gitigim zamani hatirlamiyorum bile, 15 yilmi olmustu yoksa dahami fazla. sorsaniz en güzel cocukluk anilarimi,  köydeki gecirdigim zaman derim.  Bayramlarda geldigimiz,  yada yaz tatillerinde, babannemin yaninda gecirdigimiz, günler doyulmaz bir tatti bizim icin.....
   Köyün ilk girisi  uzun ince ve dar olan tozlu yollari asvatlanmisti.  Arabanin tekerinin her bir dönüsünde, icimdeki heyecanda kat ve kat artiyordu. Gördügüm her bir tasin, dagin, agaclarin öyle cok anisi vardiki anlatamam sizlere....
   Her bir yasadigim anilarim canlanmisti gözlerimde....


Dedem zamaninda köyümüzün zengin agalarindan biriymis. Eli cok bol olan, yemeyi ve yedirmeyi her zaman severdi. Köye gelen misafirleri, büyük bir özenle agirlardi. Osman agaydi ismi. Dudagindan sigarasi hic düsmezdi. Dudak tiryakisiydi.  Sigarasinin son külüne kadar dudaginda öylece durudu, belki tüm bir sigaradan bir kac nefes anca cekerdi.Dudak kanseri olmustuda, yinede birakmamisti sigarasini..... Tarim ve hayvancilikti babasindan aldigi meslegi. 
  


Babannem,  Cok caliskan bir kadindi. Koca evi o cekip ceviridi. Bütün sorumlulugu o üstlenmisti.  Büyük bas ve kücük bas hayvanlari vardi. Kimi zaman, süt sagmasina, kimi zaman yayik yamasina yardim ederdik. Tandirda mis kokulu ekmekler yapardi bize, ne bir üsendigini, nede bir of cektigini duymamistim.  Serocis derdi köydeki hanimlar ona, serifenin kisaltilmisi.....
   Tutumlu kadindi. Dedeme görede biraz cimri:)))  Severdi torunlarini......

Köyde ilerledikce, sessizligin izsizligin, terk edilmisligin, izlleride büyüyordu.  Etrafta, arabamizi karsilayan, Kangal köpekleri bile yoktu.  Arabamiz ilerledikce,
 Köydeki evimize yaklastikca, her zaman kornalara basarak girerdik.   Sevinc nidalarimizdi bunlar bizim. Bu sefer girisimiz sessizdi.....
  Iste görünüyordu ev!!!  babannem ve dedem bizi bekliyordu!!! Öyle bir sevincle inmistiki arabadan.  Ama yoktu ne babannem nede dedem. Harabeydi her yer!!!

 Kocaman dikenler calilar büyümüstü, giris kapisinin önünde, sararmisti otlar,  Yillar boyu ayakta dimdik duran bu toprak ev, kimsesizlige, issizliga yalnizliga dayanamamisti ucmustu.....



Icim burkuldu, gözlerim doldu. Kilim ve hali yastiklarla döseliydi bu oda,  dedem uzanir, eski radyosundan türküler dinlerdi. Hala kulaklarimda o türküler, duvarda asili radyo.  Sakallarini tarardi elindeki, kücük ince taragiyla....
 Duvarda asili hali namazligi gösterirdi  ablama, bu senin ceyizin diye.....Adini verdikleri torunu olan osmanimim her sey derdi. O bir tane derdi, ablami kizdirmak icin, 8-10 yaslarinda olan ablam, biz iki tanemiyiz derdi. Gülerdi dedem cok hosuna giderdi. Bu yastaki torununun kendinden misras istemesine......



Hic bir sey eskisi gibi degildi.  Kocaman bir samanlik vardi burda. Tahta kirislerin arasina, atigi kocaman urganla, salincak yapardi babannem bize. tek eylencemiz lüxsümüzdü saatlerce sallanmak. Birde yumurta calardik babanemden gizli, Bol tereyagla bisirdikte, doyamazdik lezzetine.  Samanlikta yumurta aradik:)) babannem kuluckaya yatirmak icin saklardi yumurtalari.Ahirda yikilmisti, ahilda. Ahila girmeye korkardik hep, ineklerin bulundugu yere, Cok dipte ve karanliktaydi. Kuzenlerimizle korku masallari anlatirdik, ahildaki cinlerle ilgi......

 Babannem son geldiginde  hickiriklara bogulmustu, evini bu halde   görünce.  Kolay degildi bir ömür gecmisti. 6 cocuk büyükmüs hepsini gurbete gönderince, yapayalniz kalmislar dedemle, bayramdan bayrama yollarini gözler olmuslardi.

Iyice yaslaninca, cocuklari yanlarina aldirmis, köylerini evlerini terk etmislerdi. Bakimsizliktan ilgisizlikten yikilmisti heryer.....


Avlunun icindeki pinar bile kurumustu. 
tatli su tasirdik cakkolarla,   bakir bahraclarla.....Bir kac hane vardi birde muhtarlik köyü ayakta tutan.  Kimseler kalmamisti. cocuk sesleri hic yoktu......
 
   Hani köylü seherlinin efendisiydi. Sahipsiz kalmisti bu insanlar....
 Terk etmislerdi evlerini, köylerini. Daha iyi bir yasamdi, umutlari amaclari......
Haklilardi, ne bir okullari vardi, nede saglik ocaklari.......


 

IYI BAYRAMLAR::::

19/9/2009 ·





SEVDIKLERINIZLE BIRLIKTE, SEKER TADINDA IYI

BIR BAYRAM GECIRMINIZ DILEGIGLE.....

                        ..
IYI BAYRAMLAR...

TaTiL BiTTi....

13/9/2009 · Kategori: sevgi damlalari

Uzun bir tatil sonrasi yine burdayim ve yazilacak cok sey birikmis sizlerle paylasmak tek istegim....
 5 haftaya yakin Türkiye de olma sevinci ve heyecani,
 tabiki gecirdigim güzel günler ve ayriligin hüznü......
  Nerden baslasak nasil anlatsak, bir varmis bir yokmus misali.
Tabiki en bastan,  yolculuk heyecani, aileme kavusma sevinci vs vs....
   Ucak yolculugumuz cok heyecanli ve rahat gecti, taki inis yapacagimiz sirada, havata sürekli tur atmamiz ve alana inememiz kücük bir heyecan yaratti bize.

  Beni karsilamaya gelen kiz kardeslerimde büyük bir sabirsizlikla, bizi gecikmeli 1-5 saat bekledikten sonra, sevinc nidalariyla kucaklasmalarimiz bir oldu. Canlarim benim hepsinide cok özlemisim:)
  Havaalanindan eve dogruki araba yolculugumuzda etrafi merakli gözlerle izliyorum.2 senede ne  cok bina yapilmis, ne cok sey degismis.  Hizli bir degisim ve gelisim geciriyor Kayseri.  iste ben bu ilk günü cok seviyorum, bütün aile bir araya toplaniyor ve beni karsilama töreni:)) ne sevincli ne mutlu , özlem gidermek  ee birazda pof poflanmak simartmiyor degil beni:))( laf aramizda)

Hepsiyle sarilip tek tek kokularini icime cekiyorum.Ne cok özlemisim aslinda. Yiyenlerimi, kardeslerimi ve tabiki anne ve babami. 
  Sayili gün ne cabukta geciyor.  Izin biteli 1 hafta oldu ben hala alisamadim. Buraya, sanki yillardir almanyada degilde TÜrkiyede yasiyormusum gibi geldi bana. Ne güzel hep bir arada idik. Ne kahkahamiz eksik oluyordu nede,  sorunlarimiz bitiyordu .  Sabaha kadar sohbetlerimiz, anlatigimiz cocukluk anilarimiz ve gelecege dair umutlarimiz. Ne cabukta gecti zaman, seneyi iple cekecegim.....
    Burdada yalnizliklarimla birde yagmurlar özlemisler beni, gelir gelmez ilk karsilayanlardi onlar beni. Birde hic ev isi temizlik yapasim yok, alistim  5 hafta tembellige....
    

9/8/2009 · Kategori: hüzünler

Nelere alısmıyorkı ınsan.Gördükleriniz degilde daha ne görecekleriniz yasayacaklarınız korkutuyor ınsanı.
  Bazen zamanın neresinde yasayacagımızı   unutuyoruz. Gelecege uzun uzun bakıp yasamak istediklerimizi tek tek düşleyip diliyoruz....
bazende öyle cok  kendi sorunlarımızla bas basa kalıyoruzki:  sevdigimiz insanların sorunlarını göremiyoruz...
  hayat kısa kendinden cok sevdiklerinle mesgul ol.
Hangimiz yapıyoruz, sevdiklerimıze daha cok deger verip onların sorunlarıyla ilgileniyoruz

Cok neseli gördügüm herzaman cıvıl cıvıl olan, sevdigim deger verdigim bırının  aslında ne cok sorunlarının oldugunu ve bunu hıc bır zaman görüp fark edememek ne cok üzdü beni...
  O hezaman gülen yüzünün altında ne hüzünlerinin, ne cok eniselerinin oldugunu fark edememek   ne cok hayıfladım kendımı  anlatamam....
 
Bir ömür boyu ıcınde bır sırla yasarmı ınsan?
endiselerle gecen bir hayat ve kimselere güvenememe duygusu...

Etrafınızdakı ınsanların sorunlarını cözmek,insana insanca deger vermek . kadar mutluluk yok bence.


Hersene türkiye ye geldigimde, insanların kendidegerlerinin   kültürlerinin birazdaha kaybetigini gözlemliyorum.
  Biz gurbette yasayanlar dahamı cok degerlerimeze sahi cıkıyoruz?  yoksa zamanın gerisindemi kalıyoruz?

Zaman bizi  birazdaha modernlestirirken,  birazda yozlastırıyormu?









COK SEVINCLIYIM....

23/7/2009 · Kategori: sacmalarim

Nihayet 2 sene aradan sonra, aileme kavusma heyecani icindeyim. Düsündükce heyecanlaniyor nefesim kesiliyor  gibi hissediyorum. Tabi bide vatan hasreti var.Gerci gecen sene 1 hafta antalya yapmistik ama, Antalya artik almanlarin olmus diyorum:))) Yerli turist bulmak cok zor. Ruslar ve Almanlar tadini cikariyorlar Antalyanin. Hatta söyle bir öfkeyle karisik espiri yapmistimda, burdaki almanlarin hic hosuna gitmemisti. Burdan bir kac tanigimiz Alman arkadaslarimiz, Antalya ya tatile gitmislerdi. Geldiklerinde  Agizlari kulaklarina varir derecesinde bir mutluluk, öve öve bitiremiyorlar Antalyayi. Kafalarindaki önyargiyi tamamen kirdiklarini, Türkiyenin bir cennet vatan oldugunu, söyleye   söyleye bitiremiyolar. Benimde espirim aynen söyledi.  Yasadigim yer Almanya, kendi vatanima gidiyorum tatile,  havuz kenarinda almanca müzik. eglenceler almanlara yönelik, calisanlar bile bizimle almanca konusuyor.  Nere gitsem  alman dolu:))) Ve aynen su cevabi aldim. niye almanlarin olmasi kötümü? ben aynen yoo kem, küm.....
  Anlasilan gurbetci oldugumuz sürece, ne almanci olmaktan, nede Türkiye yede dahi gelsek alman  görmeden   isimiz rast gitmeyecek. :)))
 Türkiyede sanki alnimizda yazili, gurbetci oldugumuz. ya nerden bilirsiniz anlammaki, türkcemde cok düzgün oldugu halde, kiyafetlerimide özenle seciyorumki, belli olmasin diye ama, ne hikmetse anliyi veriyorlar. Bizdede kaziklanma korkusu alis veriste, iyi ya burda eurolari  agactan topluyoruzya, Türkiye de bir tl olan bize 2 tlye satiliyor.

Özel magzalarda cogu kiyafetlerin üzerinde etiket görmedigimiz gibi, tutturabildikleri fiata satiyorlardi, önceki yillar. Simdilerde degistimi bilemem. Bir kac sene önce, Türkiye de özel bir magzadan alisveris yapiyorduk. Tabiki arkadasla cok dikat edelim, bizim gurbetci oldugumuzu anlamasinlar   diyede iyice tembihlesmistik. Ablamada bizimle gelmisti. Pazarligi o yapacakti.   Kayseri de yasadigi icin,  Kayseri diyince pazarlik basta gelir. Neyse biz kiyafetlerimizi begendik, denedik, sira pazarlikta. Ablam daha pazarliga baslamadan önce, arkadas bunlar, kac eur... diyecektiki, birden degistirip   yumurta demisti:))))  tabi bize gülme kirizi:))  hic bozuntuya vermeden ablam basladi pazarliga.  Hicc anlamamisti magza yetkilisi,:))) ne gülmüstük:))).....

 Haftaya sali bir aksilik cikmazsa, Türkiye ye ucuyorum arkadaslar, bakalim bu sene gurbetci olarak canim ülkemin insanindan ne gibi,  hos görü yada, elestiri, yada terbiyesizlik görecegiz...
   Bir önceki sene, Antalyada, bir yol iscisinin, plakaya ve yüzümüze baka baka, gec gavur gardas dedigi gibi.....
  Almanyada  irkcilar tarafindan dislanmak cok degilde, Türkiyede kendi vatandaslarimiz tarafindan dislanmak cok aci....

 Bol kahkaha ve hüzünle dönecegime eminim. Görüsmek dilegle....

« Önceki :: Sonraki »